|

Textile Exchange, İşlenmemiş ve Geri Dönüştürülmüş Polyester İçin Yeni Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi Verisini Yayımladı

Textile Exchange ve SCS Consulting Services, 11 Haziran 2026’da polyesterin çevresel etkisine ilişkin yeni bir Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi (LCA) çalışması yayımladı. Çalışma, dünyanın en yaygın kullanılan lifi olan polyesterdeki uzun süredir devam eden veri boşluklarını kapatmayı amaçlıyor ve kuruluşun “LCA+” serisinde Mart 2026’da yayımlanan pamuk çalışmasının ardından ikinci çalışmayı oluşturuyor; serinin yeni çalışmaları 2026 ve 2027 boyunca yayımlanmaya devam edecek.

Çalışma hem işlenmemiş (virgin) hem geri dönüştürülmüş polyesteri kapsıyor; Güneydoğu Asya’daki işlenmemiş polyester üretimi ile Çin, Avrupa ve ABD’deki geri dönüştürülmüş polyester üretimine (termomekanik ve kimyasal geri dönüşüm) dair yeni kamuya açık veriler sunuyor. Dünya polyester üretiminin yarısından fazlasını karşılayan Asya’daki işlenmemiş üretim için kamuya açık verinin bugüne dek sınırlı kalması, çalışmanın kapattığı boşluklardan biri. Veriler 2022-2024 dönemine ait olmak üzere beş PET üreticisinden toplandı; çalışma ISO 14044’e uygun olarak tamamlandı ve bağımsız uzman panelinin eleştirel incelemesinden geçti.

Bulgulara göre işlenmemiş PET üretiminde, saflaştırılmış tereftalik asit (PTA) üretimi ile polimerizasyonda kullanılan monoetilen glikol (MEG), tatlı su ekotoksisitesi dışındaki tüm etki kategorilerinde baskın katkı kaynağı; enerji tüketimi ise çoğu kategoride ikinci en büyük etken. Geri dönüşüm yollarında elektrik kullanımı öne çıkan etki kaynakları arasında yer alıyor. Çalışma kapsamındaki senaryo analizi; daha iyi ayrıştırma teknolojileri, yenilenebilir enerji kullanımı ve karayolu taşımacılığının azaltılması gibi adımların çevresel etkileri düşürmedeki rolünü inceliyor. Textile Exchange’in LCA+ yaklaşımı, çevresel göstergelerin yanı sıra üretimle bağlantılı insan hakları etkilerini de değerlendiriyor.

Veriler 2026 boyunca sektör veri tabanlarına aktarılacak. Textile Exchange, sonuçların kendi sınırlılıkları içinde yorumlanması gerektiğini ve çalışmalar arasında ya da üretim sistemleri ile bölgeler arasında basit sıralama veya kıyaslamalar yapılmaması gerektiğini vurguluyor.

İlginizi Çekebilecek Diğer Konular